Hava Durumu

İnteraktif

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2

İslami Sözler

Çalışmak en hayırlı maldır.
Hz. Ömer -

Resim Galerisi

ÖLÜLERİNİ Mİ YEDİLER
Birinci Cihan Savaşı sonunda Erzurum'a bir Amerikan heyeti gelmiş, Erzurum'un nüfusunu inceleyecekler, Ermeni mi çok Türk mü çok, diye...
Belediye Başkanı Zakir Bey'e gelmişler, o da tercümana pencereden dışarıyı göstererek şöyle demiş:
"Bakın, şurada, bütün şehri saran bir taşlık var, onun da ortasında yirmide biri kadar çevrilmiş bir başka yer var... O büyük taşlık Müslüman mezarlığıdır, küçüğü de Ermeni mezarlığı. Bunlar kendi ölülerini yemediler ya!
GAMÇİ 
Erzurumlunun  biri camiye gider, acele acele kaza namazını kılar, çıkarken imam başına dikilir, elinde kamçı vardır:
"Bu ne biçim namaz kılmak, hele bir töreli kıl bahim!"
Adam namazı baştan kılar, imam gelir sorar:
"Söyle bahim, evvelki namazın mı oldu, yahsa bu namazın mı?"
"Demin kıldığım namaz!"
"Niye?"
"Çünkü bu namaz kamçı rızası içindi, öbürü Allah rızası için!"
ERZURUM GÖZÜKECAH! 
Erzurum çaysız olmaz, çay Erzurum kültürünün simgesidir, hem kıtlama içerler, hem de koyu...
Erzurumlu bir kadın bir köye gitmiş, çay ikram etmişler, kadın çaya bakmış; kadehi pencereye tutmuş:
"Burasi Çan köyi, amburasi Kevahor, ahandır çiftlik, az da açık olsa Erzurum gözükeceh!
ALLAHIM BAYRAMDA AYAZDA GOYDUN 
Erzurumlunun biri arife günü kendisine yeni bir çakşır, şalvar almış, akşam hanıma rica etmiş:
"Hanım, bu çakşır uzun, bi garış kes de sabahtan geyim!"
"Ben uşahların ustüni hazırlayacam, edemem!"
Baldıza gitmiş, o da bir bahane bulmuş, kızına gitmiş o da atlatmış...
Akşam yatmışlar, kadının içine düşmüş:
"Ben herifi kırdım, yarın bayram, kalkim de herifin paçasını içeri alım."
Baldızın da, kızının da uykuları tutmamış, baldız eniştemi kırdım diye, kızı da babamı kırdım diye kalkmışlar çakşırın paçalarını ayrı ayrı birer karış kesip kısaltmışlar.
Sabah olmuş Erzurumlu kalkmış, çakşırı ayağına geçirmiş, bakmış ki dizlerine kadar kısalmış, açmış ellerini:
"Hey Allahım! Ben bunlara herslenim de, sene ne deyim? Bayram günü ayazda goydun beni!"
BEDRA GONİŞİR!
 Radyo yeni icat edilmişti.  Köylünün biri evdeki radyonun büyük hoparlörlerdenbirini köylünün de dinlemesi için dış duvara asar. Oradan geçen köylü çalan müziğiuzun süre dinler ve hayretle;İcatta icat gardaş, bedira da gonişir!
HE DİREM 
Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara
ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu'ndan Mansır
Bey anlatıyor.
Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı
bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili
bilgi verir ve ayrılır.

Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
"Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir."

Teknik servis elemanı sorar:
"Nasıl yapıyorsunuz?"

"Senin anlattıgın kimi."

"Hata ne?"

"Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."

"İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."

"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...

"Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir:
Kaydetmek ister misiniz?
E / H
yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."
ORUÇ NASIL BOZULUR
Birgün Naim Hoca'ya sormuşlar; `denize girersek orucumuz bozulur mu?´ diye.
Naim Hoca şöyle cevap vermiş;
- Ula uşahlar, Remazanda siz denize girersez orucuz bozulmaz. Amma deniz size girerse orucuz bozilir. Ona göre...
SAKO
Bir kış gecesi Emin Hafizin kayınbiraderi çocuklarıyla gezmeye gelir. Gece uzundur, ikram izzet gerekir ama evde hiç bir şey yok!
Emin Hafiz, karısına "sen misafirlerle ilgilen" der, hemen asılı olan kaynının "sako"sunu aldığı gibi en yakın kahvede onbeş liraya okutur.
Et, meyve, çerez ne lazımsa alır gelir. Karısı da sevinçle pişirir, ikram eder. Yer içerler. Geç vakitte kalkmak isterler. Kayınbirader seslenir:
- Baci hele sakomi getir biz gahah.
Kadın arar ama sakoyu bulamayınca:
- Ağabeg senin sakon var miydi?
- Eşşeggızi, zehmeri güni caket gatına mi geldi, der. Birden herkesin jetonu düşer ve hep birden Emin Hafiz'e bakarlar. Emin Hafiz istifini bozmadan:
-Gavatın oğli dolmalari üçer üçer yudanda eydi he mi!
YUNUS USTA
Rahmetli Kunduracı Yunus Usta, bir yorgunluk çayı içmek için dükkanının bitişiğindeki İki Kapılı kahveye gitmişti. Oturur oturmaz garson önüne yarım bardak çayı koyunca Yunus Usta sinirlenerek garsonu çağırdı.
- Buyur Beybaba?
- Oğlum bu nasıl çay?
- Beybaba yeni demledim.
- Oni demirem. Bah burada tiryakinin ögüne bele yarım bardah çay goydun mi ona söymüş kimi olursan, annadın mi!
- Beybaba dudak payı istemez misin?
- Ben pay isdemirem, çay isdirem çay!
ASIL MARİFET
Sark hizmetini yapmak üzere Erzurum'a atanmış bir memur, bir ikindi vakti Dere mahallesinde yüksekçe bir yere çıkmış, otlaktan dönen, evlere dağılan inek nahirini seyrediyordu. Yanında da mahalleden yaşlıca bir ihtiyar vardi. O sırada bir kaç kadin mayislari toplayip yogurmaya, yassiltip duvara yapistirmaya basladilar. Bunu merakla izleyen memur yanindaki yasli ihtiyara: Erzurum'da her tarafta tezek gördügünü bunlarin gübre olarak niye kullanilmadigini sorunca, yasli adam:
-Beg, sen o tezegi ele çoh agzan alma, oni biz gisin yahirih.
-Peki su kadnlarla nasıl yatıyorsunuz, hepsi bok kokar onların?
-Asil merifet onnarnan yatmahda, sizin garilarnan herkes yatar!
GARDAŞ ISLIĞI BEN ÇALARAM
Duvarcı  ustası, tuğlayı, taşı yerine koydu mu iki adım geriye atıp marifetine ıslık çalarmış...
İnşaat sahibi bakmış iş yürümüyor, ustaya seslenmiş:
"Gardaş sen duvarı ör, ıslığı ben çalaram!"
ALLAH DA SENİ PAYLAYA
 Dürdane  Hanım saf bir kadın, etliye sütlüye karışmaz, ama lafın nereye gideceğini bilmezmiş...
Bir gün, hamamda kendisini yıkayan gelinine teşekkür etmiş:
"Kızım sen beni payladın, Allah da seni paylasın!"
YUSUF HEP YALAN SÖYLİR
Mehmet Ağa'ya sormuşlar:
"Yusuf'u mu seversin, Asım'ı mı?"
"Yusuf'u!"
"Niye?"
"Asım bir yalan söylir, bir doğri; Yusuf hep yalan söylir, beni yormir!"
 
SUÇUMUZ NE Kİ!

Tebriz kapısında aşağı inende, bir kamyon gelip yolun ortasında durmuş, şoför atlayıp taşı ön tekerleğinin önüne yerleştirmiş, trafik polisi yetişmiş:
"Burada durulur mu?"
"Aman ağabey, gurban olim, sahın teprenme, zor durmuşam, frenler dutmir!"
"Frensiz araba olur mu, üstelik farlardan biri de kırık!"
"Ağabeg, daş sıcradı, gırdı!"
"Ver bakalım ruhsatla sehliyetini..."
"Ne ruhsatı? Ağamın ehliyetini beraber gullanırih, ben de değil!"
"Tu Allah belanı vermeye, ver 500 lira ceza defol!"
"Dadaş" boynunu bükmüş:
"Ayahlaran gurban olim ağabeg, aham 500 lira vermesine verem de, sucumuz ne oni anniyah!"
OKUDUKCA GUDURİR
Hasankaleli  Fevzi Emi, oturmuş arkadaşlarıyla cinler periler üzerine sohbet ediyor.
Biri, gidip bir çarşafa bürünmüş; elini, kolunu sallaya sallaya geliyor.
Fevzi Emi, hayaleti görünce Mehmet'e seslenmiş:
"Ula Mehmet oku!"
Mehmet, bildiği bütün duaları okumuş, nafile hayalet daha da hızlanarak üzerlerine geliyor...
Fevzi Emi bağırmış:
"Ula Mehmet ohuma, ohudukça kudurir!"
 
BİNEBÜLÜRSEN
Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuya "binebilir miyim?" diye sorunca faytoncu:
-Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar:
-"Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!”
BOYUN DEVRİLE
 Seks filmleri furyasında Erzurumlu kadınlar çeşme başında konuşuyorlar : 
-Vıışşşş Sinamaci Möhettinin gözi kor ola.. Herif  eve gelir gözleri 
dönmüş.. Vallah sandıhda boy köynegim galmadi !
-He anam he bizimki de ele....”
POHH YEME BEGİRE
Pasinlerin kurtuluşunda Belediye Baskanvekili Sabih Pasin  heyecanlı bir nutuk çekiyor :
-Ermeniler saldırdi, ahan bu ot yığınlarına kadar geldiler, biz 
saldıranda da ano çeşmenin yanından kaşdı cannarıni zor gulturdular.
Nutku dinleyen ve o günleri yaşamış Behire nine   itiraz eder:
-Ola Sebih atma atma.. Sen ne annadirsan, sen o günleri gördün mü ki?” diye sorar.
Buna sinirlenen Başkanvekili
- Pohh yeme Begire, bu bir nutuktur! Ne söyler söylerem.!
 
ESGERİYE MEVZERİ SATMİRAM
Tortumlu'nun biri eşeğe yüklediği dutu    "batmanı 2.5 guruşa" diye bağırarak satıyordu.Biri  kulağına eğilip "kilosu gaça" diyende:
-Niye baba ele egilib gulağıma fısıldirsan, hoç esgeriye mevzeri satmiram; tut satiram!
 
SAAT GIRH
Çarşıda Erzurumlu bir kadın önden giden hamala bağırmış:
"Hamal emi, hamal emi saat gaç?"
Hamalın zaten canı sıkkın:
"Saat gırk!"
"Torpak başşan! Heç saat gırk ola!"
O da kadının ağzının payını vermiş:
"Heç hamalda saat ola!"